Bekir
Tok

banner
banner

Çocuklarda Teknoloji Keşmekeşi

banner
banner
 Çocuklarda Teknoloji Keşmekeşi Çocuklarda Teknoloji Keşmekeşi
 Çocuklarda Teknoloji Keşmekeşi Çocuklarda Teknoloji Keşmekeşi

Çocukluk kavramı, son yirmi yılda şimdiye kadar görmediği zulmü gördü. İplerimizi düşmana teslim ettiğimizden beri, neslin; bir toplumu kontrol etmede en önemli hedeflerden birisi olduğu gerçeği, nesil üzerindeki kontrol çabalarını gün be gün artırdı.

Televizyon ve bilgisayar ile başlayan teknoloji çağı, özellikle çocuklarımızın bilinç altını şekillendirmek için güçlü bir araç olarak kullanılıyor.

En son gündeme, dünya genelinde yoğun olarak rağbet edilen oyunlardan biri geldi. Bu oyunda heykele ibadet sunulduğunda puan kazanıldığı, diğer rakiplerin önüne geçildiği haberi ile çalkalandı sosyal medya.

Bizi ilgilendiren sağlık, sadece bedenin sağlığı değildir. Beynin, ruhun ve vicdanın sağlığı da mutlaka göz önünde bulundurmamız gereken konulardır. Bilinçaltı işgal edilen bir nesil şimdi yavaş yavaş yetişkinlik çağına ulaşıyor ve şahit olduğumuz üzere vicdansız, ruhsuz, dengesiz, düşüncesiz ve karmaşık inanç dünyasına sahip bir toplum yavaş yavaş oluşturuluyor.

Çocuklarımızı kendimiz eğitiyoruz zannediyoruz; aslında çocuklarımızı televizyon, internet ve dikte edilen eğitim sistemi eğitiyor. Büyüdüklerinde ise bambaşka bir kişiliğe bürünüyorlar. Annesini istediği ayakkabıyı almadı diye merdivenlerden iten kız çocuğunu izledik bugünlerde sosyal medyada. Cinsiyet karmaşası yaşayan onlarcasına şahit oluyoruz her gün.

Gün boyu teknolojik aletlerle meşgul olan çocuklar; hareketsizlikten ve enerji akışından dolayı, hiperaktif hale geliyor. Akşama kadar çizgi film izledikleri için diyalog kurmayı öğrenemiyorlar. Erken yaşta göz nimetinden oluyorlar. .

Evlerimizdeki Wi-fi bağlantılarından dolayı, çeşitli dalga boylarındaki frekanslar vücudumuzun enerjisini ve kimyasını bozuyor. Şimdi ise 5G’ye geçiş muhabbeti ile teknolojinin kara deliği istesek de istemesek de bizleri içine çekiyor.

Bu yazımız tespit yazısı olarak burada dursun, bir sonraki yeni yazımızda önerilerden bahsedelim. Ancak öncelikle “akıl akıldan üstündür” diyerek sizlerin önerilerini de yorumlar kısmında bekliyorum. Bu keşmekeşten kurtulmak için neler yapmalı?

Ayrıca arkadaşlarımızı ve tanıdıklarımızı etiketleyelim ki, bu konuda daha fazla kişiden tavsiye alabilelim.

ÖNERİLER:

1. Her şeyden önce çocuklarımızın ahlakını ve gelişimini sekteye uğratacağını düşündüğümüz ve çocuklarımızın da bağımlı olduğu maddi manevi her türlü problemde yapıcı olmalı, sebeplerini güzelce anlatmalı ve bunu iş işten geçtikten sonra değil, bebekliğinden itibaren oturtmalıyız. Kendi zihin dünyasında bazı gerçeklerin yer ettiği çocuklar, kendisine zarar verecek aletlerden, gıdalardan ve ortamlardan sizin olmadığınız yerlerde de kaçacaktır.

2. Teknoloji ve diğer problemler öncelikli olarak anne babanın problemiyse, çocukların bu konuda fedakarlık göstermesi çok daha zordur. Öncelikli olarak kendimizin teknoloji ile olan bağımızı gözden geçirmemiz elzemdir. Elimizde halletmemiz gereken bir iş dahi olsa bunu çocukların uyku saatinde ya da onların en az görebileceği vakitlerde halletme, onların yanındayken teknolojik aletlerle boş vakit harcamak bu konudaki çabalarımızı boşa çıkaracaktır.

3. Evlerimiz ile televizyon medyası arasındaki bağlantıyı keselim. Çocuklarımıza izleteceğimiz videolar ve çizgi filmleri araştırarak ve inceleyerek seçelim ve günde sınırlı miktarda (en fazla 1 saat) izletelim. Televizyonu başka yerde aramasın diye USB bağlantılı bir TV bu anlamda kullanılabilir.

4. İnternet ile çocuklarımızı asla baş başa bırakmayalım. Evde sınırı olmayan internet bağlantısı, ateşle barutu yan yana koymak demektir.

5. İnternet bağlantısı olan telefonları odalarımızdan, özellikle de çocuklarımızın yatak odalarından uzakta tutalım.

6. Vücutta biriken radyasyon ve elektriği nötrlemek için çocuklarımızın bol bol toprakla çıplak temas halinde olmalarını sağlayalım.

7. Çocuklarımıza küçüklüğünden itibaren evde yaşına uygun sorumluluklar verelim. Yapamasalar, kırıp dökseler bile, cesaretlendirip günlük hayattaki sorumluluklara çocuklarımız ortak edilmeli.

8. Bilinçli ailelerin bilinçsiz ailelerden etkilendiği zorunlu eğitim sistemine çözüm bulunması için farkındalık oluşturalım. Her aile kendi meşrep ve inancına göre çocuklarının sosyal ortam bulabileceği müfredatı ve koşulları özgür okullar kurabilmeli ve eğitim özgürlüğü bu alanda geçerli olmalı. Bu konuda sosyal ve siyasi çalışmalar yapılmalı.

whatspapp_icon hemenara_icon mail_icon