Aynaya ağzınızı açın ve kaç tane koyu gri dolgu var bakın derim, belki bugüne kadar fark etmediniz. Koyu gri dolgular amalgamdır ve gümüş, kalay, bakır ve kurşun alaşımının civa ile karışımından oluşur. %50 civa içerir. Sıcak, sirkeli ve asitli yiyeceklerle çözünür ve sürekli olarak sindirim sistemimize ve kanımıza civa bulaşır.
Rusya'da 1940larda yasaklanan amalgam dolgu, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi ülkelerde de yasaklandı, Finlandiya ve Japonya kısıtlama getirdi. Amerika'daki FDA amalgamın zararlarını kabul etmeyip zamana oynuyor çünkü kabul etmesi durumunda diş malzemeleri üreten firmalar ciddi davalarla karşı karşıya kalacak. Türkiye'de kullanım halen kontrolsüz bir şekilde devam etmekte ve %75'lerdedir.
EPA (Çevre Koruma AJANSI)'ya göre her yıl Amerika' da doğan 630bin çocuk daha anne karnındayken civaya maruz kalmakta ve ciddi sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmaktadır. Annede amalgam dolgu varsa, bu sürekli kana karışır ve plasenta yoluyla bebeği de tehlikeye atar.
Kana geçen civa ve diğer ağır metaller kanda uzun süre kalamazlar ve dokularda depo edilirler. En fazla da yağ dokusunda ve ağırlığı yağ dokusu olan beyinde depolanırlar. Böylece beyin ve nörolojik fonksiyonlar bozulmaya başlar.
Kaygı bozukluğu, anksiyete, depresyon, uyku bozukluğu gibi psikiyatrik problemler, sık hastalanma, romatizmal hastalıklar gibi bağışıklık (immün) sistem problemleri, uzun süre çocuk sahibi olamama, düşük ve ölü doğum gibi ürogenital problemler yada sürekli yorgunluk, odaklanamama ve hafızayı toparlayamama gibi problemlerin altında kronik civa zehirlenmesi yatıyor olabilir, çünkü kronik civa zehirlenmesi tam da bunları yapıyor.
Bazen tablo daha ağır olur. Tremor (istemsiz şekilde ellerde titreme olmasıdır. İstirahat veya hareket sırasında olabilen bu titremeler, herhangi bir amaca yönelik iş yapmak isterken belirginleşir), gingivostomatit (ağız içi ve diş etlerinde ülsere yaraların olmasıdır), Eretizm (uyaranlara aşırı tepki verme hali, yorgunluk, uykusuzluk, sinirlilik, utangaçlık, sosyal çekilme, çekingenlik ve güven kaybı, depresyon, hafıza kaybı, dikkat kaybı, konsatrasyon güçlüğü ve anlama yetisinde azalma, kişilik ve davranış değişiklikleri, akrodinya, ellerde ve ayaklarda pembe renkli döküntülü lezyonlar ve buna eşlik eden kas spazmları...
Yukarıdaki bulgularla gelen hastalarımız oldu ve hiçbir üniversitede tanı konulamamıştı. Kimsenin aklına amalgam dolgu gelmemiş. Bu bulguların bir arada görüldüğü bir hastalık da bazılarımızın aklına gelmiştir: Otizm... Aşılardaki civadan bu yüzden korkuyoruz.
Amalgam dolgu yerine kompozit dolgu tercih edin. Bundan önemlisi dişlerinize iyi bakın ama diş macunu ile değil (bunu daha önce açıklamıştık). Diş eğrilikleri ile ilgili titanyum temelli ortodonti tedaviden de mümkün mertebe kaçının. (Çok uzadı, başka yazıda paylaşalım ayrıntıları). Kendinizi ve çocuklarınızı zehirlemeyin. Sağlam vücut ve sağlam kafa bize her zaman lazım.